Lapta-Alsancak-Çamlıbel Belediye Başkanı Sayın Fırat Ataser’in bugün basına yansıyan ve başıboş köpek sorununun yegane sorumlusu olarak camiamızı hedef gösteren talihsiz açıklamalarını derin bir üzüntü ile takip etmiş bulunmaktayız. Basın organları vasıtasıyla avcıları doğrudan suçlayıcı bir algı operasyonuna girişilmesi, ne kurumsal ciddiyetle ne de yerel yönetimler ile sivil toplum örgütleri arasında kurulması gereken samimi iş birliği ruhuyla bağdaşmamaktadır.
Kuşkusuz ki her kurum ve topluluk, öncelikle kendi kapısının önünü süpürmekle mükelleftir. Avcılık camiası olarak bizler de kendi içimizde sorumluluk bilinciyle hareket etmenin, av köpeklerinin refahını ve takibini en üst düzeyde sağlamanın bilincindeyiz. Ancak kökleşmiş bir toplumsal sorun olan başıboş köpek krizini, yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen veya getirmekte zaafiyet gösteren kurumların sorumluluğundan sıyırıp tamamen avcılara ciro etmeye çalışması popülist bir yaklaşımın ötesine geçemez.
Bu bağlamda, kamuoyuna ve Sayın Belediye Başkanı’na Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mevzuatını ve yasal sorumlulukları yeniden hatırlatmayı bir görev addederiz. 8/2013 Sayılı Hayvan Refahı Yasası’nın 13. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca, sokaklardaki başıboş evcil hayvanların toplanması, sağlıklı şartlarda barındırılması, kayıt altına alınması, kısırlaştırılması ve sahiplendirilinceye kadar uygun barınak şartlarında ömür boyu yaşatılması görevi kesin ve emredici bir hükümle Belediyelere verilmiştir. Yasa koyucu, belediyelerin bu idame bütçesini nereden karşılayacağını da 23. Maddenin 2. Fıkrası ile netleştirmiş, yasa tahtında kesilen tüm idari para cezalarının doğrudan ilgili belediyeye aktarılmasını ve bu gelirlerin sadece ve sadece hayvan barınaklarının yapımı, tadili ve hayvanların bakımı için kullanılmasını zorunlu kılmıştır.
Yine aynı yasanın ilgili tüzükleri ve köpek kayıt mekanizmaları, evlerde bakılan tüm köpeklerin mikroçip ile kayıt altına alınması, kimliklendirilmesi (karne sistemi) ve denetlenmesi hususunda yerel yönetimleri açıkça yetkilendirmiştir. Sorunun kalıcı olarak çözülmesi, popülist suçlamalarla değil, belediyelerin evlerdeki köpeklerin sayımı, karne kontrolü ve çipleme işlemlerine dair yasal denetimleri ivedilikle ve tavizsiz bir şekilde yeniden hayata geçirmesiyle mümkündür. Sokaklardaki başıboş hayvan popülasyonunun kontrolsüz artışı, AVCILARIN DEĞİL, yasanın emrettiği bu denetim mekanizmalarını etkin şekilde çalıştırmayan yerel yönetimlerin operasyonel eksikliğidir.
Öte yandan, ilgili yasanın 5’inci ve 11’inci maddeleri tahtında ev ve süs hayvanlarının üretimi, edinilmesi, satışı ve ticari yerlerde barındırılması da sıkı kurallara ve bakanlık onaylı kimliklendirme, kayıt ve sertifikasyon süreçlerine bağlanmıştır. Mevzuat; yasaklı yöntemlerle veya ırklarla kontrolsüz üretimi, kayıtsız satışı ve ithalatı kesin bir dille menederken, bu alanların denetim yükümlülüğünü de idareye yüklemektedir. Köpek edinme ve satışı süreçlerindeki bu yasal sınırların etkin şekilde denetlenmemesi, üretimin ve kaçak satışların önünü açmakta, dolayısıyla sokaklardaki kontrolsüz popülasyonu besleyen en büyük yasal boşluğu oluşturmaktadır.
Kurumsal yapımız ve ciddiyetimiz gereği vurgulamak isteriz ki, yerel yönetimlerimizle geçmişten bugüne kurduğumuz güçlü bağların, bu tür zedeleyici ve haksız suçlamalarla yıpratılmasına müsaade etmemiz mümkün değildir. Toplumsal sorunlar, masada, iş birliğiyle, samimiyetle ve bilimsel yöntemlerle çözülür.
Bizler, yasal sınırlar çerçevesinde üzerimize düşen her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğumuzu yinelerken, Lapta-Alsancak-Çamlıbel Belediyesi başta olmak üzere tüm yerel yönetimleri haksız ithamları bir kenara bırakarak 8/2013 Sayılı Hayvan Refahı Yasası’nın kendilerine yüklediği yasal ödevleri ve denetim sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmeye davet ederiz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
KKTC Avcılık Federasyonu ve Yönetim Kurulu